Ülkenin üvey evlatları

3

Bu ülkede üveylik yaşayan iki temel jenerasyon var. Birincisi ülkeye savaşta ve barışta en büyük katkıyı yapan, özellikle de normalleşme zamanlarında hor ve hakir görülmeye, yok sayılmaya çalışan her türlü fedakârlık ve feragatine rağmen dışlanan ‘inancına göre yaşam stilini belirlemiş olanlar.’ İkinci grup da, ekmek parası derdiyle mecburi olarak vatanlarından ayrılarak çeşitli ülkelere savrulmuş, adına bizim tabirimizle “gurbetçi” ,yabancıların deyimi ile “marjinal” olarak tanımlanan vatandaşlarımız.

Her iki grubun da temel özelliği, ülkeye yapmış oldukları katkının, kendilerini yok saymaya çalışan, ya da hakaret edenlerden fersah fersah fazla olmasıdır.

İşte, ekmek parası derdiyle binlerce kilometre ötede yeni bir yaşamı deneyen kuşağın çocukları, zor şartlarda hayatlarından büyük başarı öyküleri çıkartmayı bilmişlerdir.

YILDIRAY VE HALİL

Son dönemde Almanya’nın en üst düzey takımlarının değişmez tercihi olan bu iki isim, bugün, anlaşılmaz ve akıl mantık kuralları ile izahı oldukça zor bir şekilde milli takım kadrosundan çıkartılmışlardır.

Alman milli takımını tercih etmedikleri için, Alman Futbol Federasyonu’nu bir dizi kararlar almaya sevk eden bu iki oyuncumuzun milli takımdan niçin, hangi gerekçelerle koparıldığını yetkili birilerinin kamuoyuna anlatma, izah etme zorunluluğu vardır.

Bu olay basit bir olay olarak savuşturulamaz. Ve sonuçları çok kötü olacaktır. Milli takım her iki oyuncuyu da mumla arayacaktır. İkinci ve en önemlisi de, son dönemde NURİ dışındaki yurt dışında top koşturan gelecek vaat eden tüm oyuncuları elimizden kaçırdık ve kaçırmaya devam etmekteyiz. Bu iki oyuncuya yapılan haksızlık, gerek yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızda, gerekse orada top koşturan oyuncularda ciddi kafa karışıklığına sebep olacaktır. Yaşadıkları ülke takımlarında oynamaları için yapılan baskılar karşısında, Türkiye aleyhinde karar almalarını kolaylaştırmıştır Fatih Terim’in kararı.

Ülkemizin güzide medyası(!), üç büyüklerde oynayan oyuncuların dişi ağrısa manşete taşırken, bu oyuncularımızı hep görmezden geldi. Hep üvey evlat muamelesi yaptı. Hiçbiri hak ettikleri değeri göremediler sevgili medyamızdan !!

Ben bu kararlara “Hocanın kararıdır saygı duymak lazım” klişesini, bu ülkede olan biten üzerine gevezelik eden öngörüsüz ve oynakların bir sloganı olduğunu söylüyor, bu karalara saygı duymadığımı belirmek istiyorum.

Elini ve kolunu sallayarak lider çıkacağı gruptan Yunanistan’ın tam 7 puan arkasında can havli ile kurtulabilen bir takımın “Kibir Abidesi” teknik adamının daha gerçekçi ve cesur açıklamalar yapmasını beklerdik.

Ortaya konuşanların tam aksine şunu net bir şekilde görüyoruz ki, bu takımın final oynama kabiliyeti ve kapasitesi vardır. Fakat takımın teknik heyeti bu imkânı yok etmek için ne gerekiyorsa yapmaktadır. Favorisi olmayan bir turnuvada çok büyük bir fırsat kaçmaz umarım.

Son olarak, olası başarısızlık durumunda, yol gösterici basınımız, faturanın toplam bedelini futbol federasyonuna kesecek ve ödeme talep edecektir.