Türk futbolu ‘yalanlar üstünde’ duramaz

Türk futbolunun geçmiş ve gelecek seyrine baktığımızda, iyi hatıralar ve umutlu bir gelecek perspektifinden bahsetmek imkânsız.

Afganistan, Irak ve Ortadoğu’daki hedeflerini gerçekleştirmek için “her yol mubah anlayışı” ile hareket eden ABD’nin, bu hedeflere varmak için kullandığı araç ve yöntemlerin anlatıldığı Yalanlar Üstüne filminde anlatılanlar, kullanılan metotlar aynı zamanda bir Türk futbolu gerçeği ve senaryosudur.

Kendi askerlerinin kaldığı İncirlik Üssü’nü bombalayıp, bunu masum bir insanın üzerine atan ABD’nin planları ile bazılarının Türk futbolu üzerine yaptıkları operasyonlar birbiriyle ne kadar da örtüşmektedir.

Mekân ve kişileri değiştirdiğinizde, film sanki Türk futbol gerçeğine ayna tutmaktadır.

Sanal ortamda üretilen başarılarla milyon dolarların üstüne oturanlar, onlarla başa çıkmak için milyon dolarlar harcayanların ülke futbolunu getirdikleri nokta hem ekonomik hem de ahlaki olarak İFLASTIR.

Ülke ekonomisinin can damarı olan KOBİ’lere göz açtırmayan Maliye, büyük ölçekli firmaların, futbol kulüplerinin kapısından da en azından yılda bir kez girmiş olsaydı, bugün ne bu kadar zam yapmaya gerek kalırdı, ne de futbol endüstrisi bu denli bir bataklığa dönüşürdü. İstenirse geride kalanları kurtarmak ve kayıpları azaltmak adına çok şey yapılabilir.

Ülke ekonomisi ve futbolunu yöneten iktidar erkine şu soruyu sormak şart oldu:

Futbolda milyar dolara varan gelirlere rağmen, kulüplerin ekonomik ve ahlaki bataklığa dönüşmesi sizi ne kadar ilgilendiriyor?

Avrupa’nın 6. büyük futbol ekonomisi ama sıralamada otuz ile kırkıncı sıralarda. Uluslararası başarısı sıfır.

Türk futbolu “Yalanlar Üstünde” daha ne kadar oturacak?

Hukuk ve adalet sisteminin ayarlarıyla oynarken teraziyi kırdınız.

Sadece teraziyi değil, mağrur, insanları tahkir ve tehdit edenlerden mağdur yaratmaya çalışarak; tarafsızca, gönülden seven, gönül veren milyonların gönlünü de kırdınız aynı zamanda…

Haberiniz olsun…

“Ben bu işin sahada kazanılmadığını öğrendim” anlayışındakilerin kendi taraftarları için yarattıkları sahte cennet, Türk futbolunun cehennemi olmuştur.

Hasan el Sabbah’ın , Alamut Kalesi’ndeki müritlerine dönüştürülen futbol fanatiklerinin sloganı “Şampiyonluk gelsin de, ne şekilde gelirse gelsin kabulüm, bunu getiren de makbulümdür” olunca, bu son kaçınılmaz olmuştur.

Türk futbolunda çok büyük bir temizlik ve arınma fırsatı kaçtı, kaçıyor…

Tarihin en büyük şike davasının görüldüğü eş zamanda devam eden ligde, bir takımın zorlanmaya başladığı her maçında rakibinin eksik bırakılması ya da penaltılar hediye edilmesi, şike davasının sus payı değilse nedir?

“Ahlak ve insanın yükümlülükleri hakkında güvenebileceğim ne biliyorsam, onu futbola borçluyum” diyen Albert Camus bugünlere ve Türk futbolunda yaşanan sürece tanık olsaydı ne derdi acaba…

2004-2005 sezonunda Beşiktaş’ın yükselişini önlemek için Beşiktaş’a operasyon yapanlar, ne büyük bir tevafuk ki, o dönem Beşiktaş başkanlığı yolunu açtıkları kişiye bugün de TFF başkanlığı koltuğunu teslim ederek adeta “Beşiktaş’ta başardın(!), şimdi sıra Türk futbolunda” demişlerdir.

Evet, başardılar…

***
Sayın Kültür Bakanımıza teşekkürler

İnönü Stadı ile ilgili Beşiktaş camiasının yanıltıldığı ve stat simülasyonlarının sadece bir seçim malzemesinden ibaret olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız.

Bu noktada sağlam projelere ihtiyaç olduğunu, gerçekleşmesi mümkün projelerle mevcut stadın yerine tarihî dokuyla bütünleşecek çağdaş ve modern bir stadın mümkün olabileceğini belirten Sayın Kültür Bakanımız Ertuğrul Günay’a; konunun aydınlatılması ve gerçekçi bir projeyle işlerin çözüleceğine dair pozitif yaklaşımı; medeniyet mirasımızın korunması adına vermiş olduğu mücadele için sonsuz teşekkürler.

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Onlarca birbirinden farklı ribon çeşidiyle firmamız, sizlere en kaliteli ürünü en uygun fiyatlardan vermeyi amaçlıyor. Resin ribonlar daha çok sentetik ve plastik etiketler için uygundur. Fiyatları Wax Resine göre daha pahalıdır. Resin ribon en dayanıklı ribon çeşididir. Aşınmaya, kimyasallara ve yüksek ısıya maruz kalacak etiketlerde tercih edilir.Tekstil baskılarında en ağır yıkamalara dayanıklı ribon olan resin ribon alkol testinde de çıkmamaktadır. Resin ribonla polyester, polimid, polipropilen ve polietilen etiketlere baskı yapmak mümkündür. Reçine oranı diğer türlere kıyasla en yüksek seviyededir. Karışımında karbon, bazı kimyasallar, reçine ve balmumu kullanılır. Wax Resin ribonlar adından da anlaşılacağı üzere wax ile resin kalite ribon arasındadır. Fiyat olarak wax ribonların ortalama olarak 2 katı fiyatında resin ribonların ise yarı fiyatındadır. Bazı barkod yazıcılar normalde kağıt bazlı etiketler üzerine baskı için wax ribon kullanılması gerekiyorken wax resin ribona ihtiyaç duyarlar. Bu durum barkod yazıcının baskı kafası ile alakalıdır. Wax ribon, genel amaç ile ekonomik olarak termal transferi yapılmasını sağlayan ribon çeşididir. Kağıt bazlı etiketlere baskı alırken kullandığımız wax ribonlar uygun fiyatları ile de baskı maliyetini düşüren ribon çeşididir. Plastik bazlı etiketler hariç diğer tüm etiketlerin %90′ ına yakınına wax ribon ile baskı alabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.
mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
tüp mide, mide küçültme ameliyatı