Temiz Eller mi?!

2

Ülkemizde birkaç gündür spor, siyaset ve ekonomik alanlarda çok ilginç gelişmeler yaşanıyor.

Türk futbolunun masa başı oyunlarının bir kısmının kamuoyunun gündemine gelmesi bazılarınca futbola bomba düştü şeklinde verildi. Hal bu ki, ortada ne bomba ne de bombacı var.

Görüyorum ki, elleri dirseklerine kadar pisliğin içerisinde olanlar ‘TEMİZ ELLER OPERASYONU’NDAN dem vuruyor. İtalya’dan diğer ülkelerden örnekler veriyor.

Kısaca abesle iştigal ediyor.

Hatırlar mısınız bundan birkaç yıl önce, buna benzer olaylar yaşanmıştı. Sonuç ne oldu. ?

Hangi yönetici, takım ve sonuçla ilgili adil bir değerlendirme çıktı. Hak ve hukuk yerini buldu?

Kendimizi hiç kandırmayalım; bu ülkede bazıları hak, hukuk vb. konularda oldukça ayrıcalıklı ve koruma altındadır. Her zaman haklıdır ve her zaman üstün olma sevdasındadır.

Adına ‘simsar operasyonu’ denilen, son komedya oyunda da böyle…

Biliyorum bazılarınız şaşırmış gözüküyorsunuz, ama hiç şaşırmayın…

Şaşıracaksanız da, zamanında ve yerinde şaşırın… Sonuçlar işin teferruatıdır.

Benimse şaşkınlığım işin başında oluyor hep..

Önceki federasyonda da, bu federasyonda da bazı isimleri duyduğumda ağzım açık kalmış, olamaz demiştim. Ama oluyor. Oldu da..

Bugün yaşananlar karşısında ise hiç sükûnetimi kaybetmedim. Çünkü bunları bekliyordum.

Hatta uyardım da.

Ancak Sayın Ulusoy’a dostane olarak yaptığımız uyarı için teşekkür etmek yerine, kendisine ve adamlarına çekidüzen vermek yerine, mahkeme yolunu seçti. Şimdi kim haklı kim haksız birer birer ortaya çıkmaya başladı. Bunlar aysbergin görünen kısmı, görünmeyen ve duyulmayanları siz düşünün.

Ben yine aynı noktadayım. Bu yolsuzluk ve usulsüzlükleri yapanlar ve yaşatanlar hep aynı kişiler. Çünkü her yerde bunlar var, uzantıları var, hacıyatmaz misali, her zaman her yerdeler. Birbirlerini o kadar çok kolluyor ve koruyorlar ki, her zaman iktidar ve iktidardalar.

Artık bu insanları iyi tanıyın. Bu adamların en büyük vasfı, vasıfsızlıklarıdır. En büyük işleri de ‘komisyonculuk ve rüşvet’tir.

Komisyonculuk ve rüşvet en önemli gelir kaynağıdır ve iş bitiricilikle anılırlar…

Sıfatı saygın işadamı, bürokrat, siyasetçi vb.dir.

Yaptığı namussuzluk, yolsuzluk ve usulsüzlüktür. Her yerde her zaman, her durakta bunları görür ve duyarsınız. Yirmisinde de bunlar yetmişinde de bunlar..

Birbirlerini çok iyi tanırlar ve bilirler. Örneğin, ben taa başından R.Ö.’nün futbol federasyonu yönetim kuruluna seçildiğini duyunca çok şaşırmıştım. Şimdi ise gülüyorum sadece…

Bu federasyon çok mu farklı diyenlerinizi duyar gibiyim. Elbette orada da “her zaman iktidar” kadrosunun birçok adamı var. Önemli görevlerde vukuatlı kişiler var. Yeni eylem ve vukuatlarını hep beraber izleyecek ve tanığı olacağız.

Bu ülkede hala bir şeylerin bir şeylere alet edilmediğini savunan, temiz eller hayali kuran, tam ve bağımsız demokrasiden dem vuran varsa; tez elden en yakın psikiyatri kliniğine başvurmasını öneririm. Hatta mümkünse acilen…

Son sözüm de medyaya; iğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırın. Bu ülkede ne kadar vukuatlı ve skandala bulaşmış kişi varsa her biri şimdi ne yapıyor dersiniz. Yorulmayın ben cevaplayayım… Gazetelerinizde köşe başında, televizyonlarınızda, ekranda ahkam kesiyorlar..

Hasılı kendinizde olmayan bir şeyi başkasından isteme hakkınız var mı, onu da size bırakıyorum…