Meclis Vicdanının Şike İle İmtihanı

Vicdan, insanlığın ve insan olmanın ortak noktası…

Vicdan insanlık çatısının direği…

İnsanı vicdandan, vicdanı insandan ayrı düşünemezsiniz…

Eğer ayırırsanız, insanlık ölür, insan ölür…

İnsanı ‘eşref-i mahlûkat’ yapan özelliklerin toplamıdır vicdan…

Bireysel, ulusal ve küresel vicdan diyoruz; insandan vicdanı çıkarttığımızda damarlardan kanın, ağaçlardan suyun çekilmesi gibi, kuru, kupkuru başka bir şeyle yüzleşiyoruz.

Bu ülke, bu toplum vicdanı o kadar yara aldı ki, o kadar ihanete uğradı ki, en yakınlarının, en çok güvendiklerinin açtığı vicdan yaraları iyileşmedi yıllarca…

Şimdi bir kez daha vicdan sınavına giriyor bazıları…

Bu ülkede futbolun damarlarında uyuşturucu gibi dolaşan ‘Şike’nin varlığı ilgili ilgisiz herkes tarafından bilinen bir gerçek…

Bu gerçek karşısında kahir ekseriyetin ‘dilsiz şeytan’laştığı da bir gerçek…

Bu ülkede sadece futbolda değil, yaşamın her alanında, her ânında işlerin ‘şike’ ile döndüğü de bir gerçek…

Türk futbolunun son on yılına damga vuran Aziz Yıldırım’ın iş yapış biçimi herkes tarafından, hatta Fenerbahçe fanatikleri tarafından bilinmesine rağmen, hakkında çok ciddi suçlamalar varken, adeta şampiyonluğun oluş biçimi önemli değil, bizatihi kendisidir diyen bir anlayış her tarafı sarıp sarmalamışken…

Hukukta cezaların caydırıcı olma özelliğine sık sık atıfta bulunulurken, Meclis çatısı altında anayasa gibi hayati bir konu başta olmak üzere hiçbir konuda mutabakat sağlayamayan milletvekillerine sormak istiyorum; bu mudur sizin adalet ve vicdanınız?

Sn. Bülent Arınç, Sn. Beşir Atalay, biz sizin duruşunuzu sevdik, hep takdir ettik, Partinin vicdanı olarak gördük ve sevdik “Meclis yapboz tahtası değil, yeni çıkmış bir kanun, daha uygulanmadan değiştirilemez” dediğinizde, İşte toplumun vicdanı demiştik.

Şimdi ne değişti de susuyorsunuz?

Ülkenin geri bırakılmışlığının tarihinde, yolsuzluk, ihanet, rüşvet adamsendecilik ve adam kayırmacılık ve ne kadar ‘adamsızlık’ varsa, Türk futbolunun geri bırakılmışlığının altında da aynı nedenler yatmaktadır. Bunlarla mücadele edeceğinizi söyleyen sizler, sözünüzden mi döndünüz, yoruldunuz mu, yoksa biz halüsinasyon mu görüyorduk?

Yeni tasarı ile adeta şike yapmamak ve şikecileri adalet önüne çıkartmak ayıp, aptallık haline getiriliyor. Bu tasarı bu şekliyle Meclis’ten geçerse, bundan sonra kimse kirli işlerin temizlenmesi ile uğraşmaz. Çünkü uğraşmaya değmez.

Dünyanın yaşadığı bütün gelişim hamlelerini ıskalayan, maalesef sizin zamanınızda da pek fazla bir şeyin değişmediği bu güzel ülke, daha ne kadar zaman kaybedecek?

Kralın buyruğu ile kararlar alınan, vicdan terazisini tutanların taciz edildiği, vicdan terazisinin kırıldığı.. içinde adaletin olmadığı koca koca saraylar yapıldı…

İsmi Bochum Savcılığı’nın şike soruşturmasında geçen, takımının Fenerbahçe ile oynadıkları maçta, oyuncularının kendi aralarında yaptıkları konuşmada “Bize bir tek, yatın demedikleri kaldı” diyen takımın sorumlusu ‘hükümet komiseri’ kişi, Türk futbolunun iki numaralı yöneticisi, antrenörü de Türk futbol takımının teknik direktörü yapılıyorsa, yasa değişse ne olur , değişmese ne olur…

Türk futboluna adalet, rekabet gelecek, topluma ve insanlığa hak, hukuk, demokrasi ve adalet hâkim olacak, ’ehliyet ve emniyet ilkeleri’ kaim olacak diye sevinmiştik…

Her şey boş bir hayalden ibaretmiş…

Sn. Kılıçdaroğlu, Sn. Bahçeli ve diğerleri, Allah aşkına bu toplumun ‘temiz toplum’ olması için çaba gösterdiğini söyleyen her vicdan sahibi, her kim ve neysen, neredeysen çık ortaya…

Toplumun vicdanı kanıyor, vicdan çatısının direği sallanıyor…

Bir üniversite öğrencisi olarak yakından gözlemlediğim Özallı yılların yükseliş ve çöküş manzaralarını bugün gibi hatırlıyorum.

Ülkeyi kurtarma vaadi ile iktidar olanlar, “bu iş o kadar da kolay değilmiş, biz de kendimizi ve yedi sülalemizi kurtaralım o zaman” anlayışına döndüklerinde ve “mutlak hâkim ve güç benim” dedikleri andan itibaren geri dönüş yolculuğunu başlatmış oldular.

O gün bugündür geriye doğru olan yolculukları dönüşü olmayacak bir şekilde devam ediyor…

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Onlarca birbirinden farklı ribon çeşidiyle firmamız, sizlere en kaliteli ürünü en uygun fiyatlardan vermeyi amaçlıyor. Resin ribonlar daha çok sentetik ve plastik etiketler için uygundur. Fiyatları Wax Resine göre daha pahalıdır. Resin ribon en dayanıklı ribon çeşididir. Aşınmaya, kimyasallara ve yüksek ısıya maruz kalacak etiketlerde tercih edilir.Tekstil baskılarında en ağır yıkamalara dayanıklı ribon olan resin ribon alkol testinde de çıkmamaktadır. Resin ribonla polyester, polimid, polipropilen ve polietilen etiketlere baskı yapmak mümkündür. Reçine oranı diğer türlere kıyasla en yüksek seviyededir. Karışımında karbon, bazı kimyasallar, reçine ve balmumu kullanılır. Wax Resin ribonlar adından da anlaşılacağı üzere wax ile resin kalite ribon arasındadır. Fiyat olarak wax ribonların ortalama olarak 2 katı fiyatında resin ribonların ise yarı fiyatındadır. Bazı barkod yazıcılar normalde kağıt bazlı etiketler üzerine baskı için wax ribon kullanılması gerekiyorken wax resin ribona ihtiyaç duyarlar. Bu durum barkod yazıcının baskı kafası ile alakalıdır. Wax ribon, genel amaç ile ekonomik olarak termal transferi yapılmasını sağlayan ribon çeşididir. Kağıt bazlı etiketlere baskı alırken kullandığımız wax ribonlar uygun fiyatları ile de baskı maliyetini düşüren ribon çeşididir. Plastik bazlı etiketler hariç diğer tüm etiketlerin %90′ ına yakınına wax ribon ile baskı alabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.
mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
tüp mide, mide küçültme ameliyatı