http://www.siteadresin.com/ http://meritroyalbetcanli.com/ http://pvpserverbul.com/ takipçi satın al http://tazebaharlar.com/ adana escort adıyaman escort afyon escort aksaray escort antalya escort aydın escort balıkesir escort batman escort bitlis escort burdur escort bursa escort diyarbakır escort edirne escort erzurum escort eskişehir escort gaziantep escort gebze escort giresun escort hatay escort ısparta escort karabük escort kastamonu escort kayseri escort kilis escort kocaeli escort konya escort kütahya escort malatya escort manisa escort maraş escort mardin escort mersin escort muğla escort niğde escort ordu escort osmaniye escort sakarya escort samsun escort siirt escort sincan escort tekirdağ escort tokat escort urfa escort uşak escort van escort yalova escort yozgat escort zonguldak escort no deposit forex 2020 - - https://numarasmsonay.com/

Hangi ülkede yaşıyoruz?

Bu ülkede bazı insanlar var ki, Allah sanki onlar vasıtası ile diğer kullarının sabrını, sıhhatini hasılı her şeyini sınıyor. Maalesef ki bu adamlar hep aynı yerde tünemişler.

Kendine yabancı milletine cibilliyetine yabancı, varsa eğer, kutsal değerlerine yabancı, elinde kalem olan, ülkesi ve milleti için tehlikeli olan böyle bir tür, Türkiye dışında bir de Afrika’nın balta girmemiş ormanlarında bulunur. Çünkü türü tükenmiştir.

Geçen akşam CNN’de Dünya’nın yaşayan en büyük filozoflarından birisi Noam Chomsky’i izliyordum. Dünya ve Türkiye’nin geleceği üzerine yöneltilen soruların Türkiye ile ilgili olan kısmında, “Türkiye’nin sorunları çok kolay bir şekilde çözülecek, ancak ülkenin içindeki ve dışındakilerin Türkiye’nin Müslüman bir ülke olduğunu bilmesi ve kabul etmesi gerekir” dedi.

Çocukluğumdan bu yana; bu ülkenin gelişim ve ilerlemesinin yegane yolunun tarihi ve toplumu ile barışmak, geçmişi ile sağlam bir köprü kurmaktan geçtiğini, ülkeyi yöneten her kim ise, ülkeyi ortak bir vizyon etrafında birleştirerek o hedefe doğru gelişmesini sağlamaktan geçtiğini savunur söyler dururum. Bu konuda isteyene istediği kadar delil sunabilirim.

Her neyse, konumuz şimdi bu değil. Bir haftadır gündemde HAKAN ŞÜKÜR tartışılıyor.

Siyaset yazanlar içerisinde ne kadar din düşmanı varsa spor yazanlar içerisinde de aynı oranda din ve peygamber düşmanı olduğunu gördük.

“Hafta sonu oynanacak derbi maçta geçen yıl yaşananlar tekrarlanmasın. Barış, dostluk ve kardeşlik duyguları hakim olsun, bu insanlığımızın ve inancımızın gereğidir” dediği için her türlü tacize maruz bırakıldı.

Hedef haline getirildi. Beyler, toplumda Hakan Şükür’e olan sevgi, saygı ve destek çığ gibi büyüyor. Siz de bu konuyu takıldığınız barlarda kadeh tokuştururken tartışmaya devam edin. Halkın size de temsil ettiğiniz anlayışa da ilgisi ve itibarı kalmamıştır. İçinde mukaddesata ait bir kavram, kelime geçen her şeye herkese kırmızı görmüş boğa gibi niçin saldırıyorsunuz. Sizin topyekûn böyle bir misyonunuz mu var?

Siz şaman olabilir, ateist olabilir hıristiyan olabilirsiniz, lütfen milletin değer ve temellerini dinamitlemekten uzak durun.

Eğer sporla ilgili bir söyleyeceğiniz, buyurun, dinlemeye hazırız.

Hakan Şükür, Türk futbolunun şeref defterinin onursal başkanıdır. Dünyanın her yerinde bu tür kişiler ölmeden onurlandırılır. Bunu dünyanın her yerinde görürsünüz. Newcastle kentine gidin şehrin en tepe noktasında Alan Sharer’in kocaman bir heykelini görürsünüz.

Türk futbolunda ne kadar sevinç varsa başrol oyuncusu HAKAN ŞÜKÜR’dür.

Yeter artık! bıktık usandık sizin bu Hakan Şükür takıntınızdan, Hakan’ın da, toplumun da milletin de yakasını bırakın ve yakasından düşün artık..