Duygusal Bir Gece

3

Çarşı yine farklılığını gösterdi. Kayseri maçında ‘Köşk yine siyah beyaz’, ‘Yolun açık olsun ABDULLAH GÜL’ pankartı çarşıdan görmeye alışık olduğumuz sürprizlerin son halkasını oluşturuyordu.

Teknik direktörlük hayatının en önemli kilometre taşlarından birisini teşkil eden Kayserispor’a karşı oynamak ERTUĞRUL SAĞLAM için duygusal bir anlam da içeriyordu.

İstanbul’dan sonra Türkiye’nin en önemli marka şehri olma yolunda ilerleyen Kayseri’ye futbol takımının yaptığı ve bundan sonraki atılımları ile yapacağı katkı yadsınamaz. Mehmet Topuz gibi tepeden tırnağa kadar futbolcu, Gökhan Ünal gibi her takımın rüyalarını süsleyen oyuncuları ile bu yılın da en önemli takımlarından biri olduğunu dün gece İnönü Stadı’nda bir kez daha ispatladılar. Şüphesiz bunda en büyük paylardan biri yine Ertuğrul Sağlam ve ekibinin gerçekleştirdiği kurumsallaşma ve yeniden yapılanmanın katkısı çok büyük. Şimdi aynı çalışmanın Beşiktaş’ta oluşturulmaya başladığını görüyoruz.

Fatih Terim’in milli takım defansını Beşiktaşlı oyunculardan oluşturmakta ne kadar haklı olduğunu da müşahede ettik dün gece. HAKAN hem Beşiktaş’ta hem de milli takımda birinci kaleci olma yolunda çok önemli hamleler yaptı ve yapmaya da devam ediyor.

İlk yarı bittiğinde topa daha çok sahip olan Beşiktaş, daha çok pozisyon bulan da Kayserspor’du.

Beşiktaş, çarşambanın yorgunluğunu üzerinden atamamış, çok acil tedavi edilmesi gereken bir acziyet bu.

Kayserisporlu oyunculara da bir tavsiyem büyük ve büyük takım olmanın yollarından birisi de oyundan ve zamandan çalmadan oynamaktır. Yorgun ve durgun bir takıma karşı anlamsız yatmalar hiç ama hiç yakışmıyor.

Hakem Kuddusi Müftüoğlu maç içerisinde birçok yanlış karara imza attı. Ulusoy yönetiminin arkasındaki iki direkten biri olan Beşiktaş, İnönü Stadı’nda da Ulusoy yönetimi istifaya davet edildi.

İkinci yarıda Beşiktaş tüm yorgunluğuna karşı oynamak istedi. Kayserisporlu oyuncular da oynamamak ve oynatmamakta direndi. Böyle olunca da tempo da seyir zevki de dibe vurdu.

İnönü de dün gece futbol yoktu belki ama federasyonun görevlendirdiği sıkı bir eyyamcı vardı.

Ertuğrul Sağlam için duygusal bir anlamı da olan maç, seyir zevkinin olmadığı ama ‘uzun maratonda bu da var’ dedirten bir maç olarak yerini aldı.