Değişenler ve Değişmeyenler

3

Beşiktaş’ta geçen yıldan bugüne ne değişti, ne değişmedi diye düşündüm. Kategorik olarak ele aldığımızda, ne değişti ne değişmedi buyrun size bir demet:

YÖNETİM

Türkiye’de siyasette ve toplum kuruluşlarında başarısız olup da gitmek adeti yoktur.

Geçen defa kıran kırana bir rekabetten sonra işbaşı yapan yönetim, bu defa Ağrı dağı büyüklüğünde borç biriktirdiğinden, kimse zirveye çıkmayı denemedi bile. Mevcut yönetim de yukarıdan aşağıya inmeye cesaret ve niyet bile etmedi.

Kulüp yöneticiliğinde moda; ‘borçlandır, batır hiç kimse yönetime talip olmaya bile cesaret edemesin’ modeli değişmedi. Değişen, siyasette iktidar oylarını artırırken, sporda aday çıkmadığı için kerhen iktidar devam ediyor. Beşiktaşlılık duruşu; bu duruşun temsilcileri değişti, önceden Ali Gültiken tarzı iken, şimdi Sinan Engin tarzı bu duruşu temsil eder oldu.

TRANSFER

Her sezon en az elli milyon harcamak geleneği yine değişmedi. Ancak bu kez isabet oranı olumlu anlamda değişti. Transferlere değerinin üzerinde para verme alışkanlığı yine sürüyor.

Üç buçuk milyon Euro’ya alınan üç yüz elli bin dolara gönderilen futbolculara alışmaya çalışılırken, ilk defa bir futbolcunun gidişinden tazminat kazanıldı.

TEKNİK DİREKTÖR

Burnu Kaf dağında, küstah, kürdan yiyen bir teknik adam ve geride bıraktığı enkaz, yerini, vizyonu olan, FİFA’nın geleceği parlak teknik direktörler listesine adını yazdırmış, kişiliği ve endamı düzgün, gençleri önemseyen, risk almaktan korkmayan, seveni ve çekemeyeni çok bir teknik adamla yer değiştirmiştir.

İyi de olmuştur, takıma ruh gelmiştir.

OYUN ANLAYIŞI

Teknik direktör değişiminden sonra en büyük değişim, takımın oyun anlayışında ve sisteminde kendini göstermiştir. Takımın yanlış yerlerine monte edilmeye çalışılan oyuncuların, gerçek yerlerinde görev yapmasıyla seyir zevki ve temposu daha yüksek bir takım oluşmaya başlamıştır.

Geçen yıl bir sezon boyunca yapılan kenar ortadan daha fazlası, ligin ilk üç haftasında yapıldı.

İleride bitirici vuruş eksikliği ise değişmeyen tek şeydi.

TARAFTAR

Kartal’ın temposu hiç düşmeyen, performansı daima yüksek, her maçta takımının on ikinci adamı olarak görevini yerine getiren taraftarı, bu yıl da değişmeyen ve düşmeyen performansı ile en büyük övgü ve takdire sahip tarafı olarak göze batıyor.

Ertuğrul Sağlam ise bu yılki bütün kazanımların üzerinde bir kazanım olarak göze çarpıyor. Ancak unutulmaması gereken, medyada şimdilik övgü ve methiye yazan bir sürü kalemşor, pusuya yatmış kalemi süngüye dönüştürmek için fırsat bekliyor.