Bu düzen değişmeli

Sakın ola ki başlığa bakıp da yeni bir düzen aradığımız anlaşılmasın. Sadece haksız yere üzülen olmasın istiyoruz. Lig tarihimize göz attığımızda maalesef şampiyonlukların, hatta küme düşmelerin de genellikle dış müdahalelerle belirlenmiş olduğu gerçeği ile karşılaşıyoruz.

Cumartesi akşamı Süleyman Hurma’nın da isyan ettiği gibi ‘düzen değişti ama üzülenler değişmedi.’

Yine Tolunay Kafkas’ın futbol oynadığı yıllarda Trabzonspor’da şampiyonluk kovalarken yaşadıkları travmalar, teknik adamlık döneminde de gelişerek devam edince haklı bir isyana dönüştü. Bir maçlık bir sonuç değil bu.

Yine maç sonrası Rıdvan Dilmen de isyan ediyordu. “futbol bizim oynadığımız zamanlara döndü, o zamanlarda bu iş o kadar açıktan yapılırdı ki, çaresiz kalırdık” diyordu NTV’deki programında.

Bu konuda kimlerin liderlik yaptığına göz attığımızda, maalesef ki F.Bahçe ve G.Saray’ın kendi içinde yarıştığını görüyoruz. Beşiktaş’a sus payı olarak bazen jest amaçlı destekler olmadı değil. Ancak bunlar diğerleri yanında devede kulak kalır.

Şampiyonluğun averajla belirleneceği bir yıldı. Hatırlarsınız sanırım Galatasaray, Ankaragücü takımına tam sekiz gol atmıştı. O dönem Beşiktaş yönetiminde yer alan İhsan Kalkavan’ın açıklamasını bugün gibi hatırlıyorum. “Bizim şampiyon olmamız imkânsızdı. Biz dokuz atsak bile Galatasaray daha fazlasını atacaktı” demişti.

Yine SEBA zamanında yönetimde olan bir kişi ile konuştuğumda, “Süleyman ağabey müsaade etseydi, Beşiktaş’ın ligi 2. bitirdiği yıllarda, pekâlâ şampiyon olabilirdi” demişti.

Buradan şu sonuç çıkmaz; diğerlerini kolladığınız gibi, Beşiktaş’ı Trabzon’u hatta Kayseri’yi de kollamalısınız. Bazıları bunu isteyebilir.

Nitekim bazıları da sonucu kendi lehlerine çevirmek için her şeyi yapabilir. Federasyon değişimi dâhil. Değişti de ne oldu peki. İlk yarıda birçok maç hakem marifetiyle Galatasaray lehine tescil olurken Fenerbahçe yaptığı manevra ile durumu eşitlemiş oldu.

Haksızlığa uğramış takımların hepsinde ‘Federasyon korkusu’ yaşanıyor. Haklılar; hakkını arayan daha çok gaspa uğruyor. Bu nedenle Ulusoy’dan buyana süre gelen gelenek devam ediyor.

Üzülen değişti mi? Değişmedi. Düzen değişti mi? Sadece adı değişti.

NE YAPILMALI?

Anadolu takımları TRABZON dahil, aklını başına almalı. Nasıl ki ekonomik anlamda kendine yetebilmeyi öğrenmeye başladığı gibi, sportif anlamda da bu hamleyi başlatmalı. Topyekûn birlikte hareket edebilmeyi başarmalı. Çünkü futboldaki İstanbul dukalığının sona ermesi için birlikte hareket etmekten başka çareleri yok. Aksi takdirde ezilme ve hak ihlali tarihleri değişecek sadece. Dün Gençlerbirliği, Kayseri bugün Trabzon yarın Ankara, Sivas, ne fark eder kaybeden hep Anadolu takımları olacak. Dayanışma içerisine girerlerse ancak bu kumpası aşabilirler. Yoksa ömür boyu biraz da mazoşistice ağlayıp duracaklar.

Üç büyüklere gelince sadece ve sadece adalet isterlerse, futbol ve rekabet güzelleşecektir. Ayrıcalık aradıkları sürece, kavga da, isyan da, küfür de bitmeyecektir. Yine gerçek rekabet ortamı sağlanmadığı için Edirne’den dışarı adım attığımızda dayak yiyip eve döneceğiz. Ayrıcalığa alışmış damat kontenjanı ya da kulüp kontenjanından köşe kapan bazıları da tarafsız bir hakem görünce, aynı ayrıcalık ve kayırmacılığı isteyip, arayıp duracaklardır. Ama nafile…

Ya adam gibi rekabet şartlarının oluşturulması. Ya da, uluslararası arenada başarı için bir çeyrek asır daha beklemek ve fal tutmaya, çeyrek finali şampiyonluk gibi görmeye ve sevinmeye devam…

Özetle biz futbolseverler olarak ‘AYRICALIK DEĞİL ADALET’ istiyoruz. Sizler, ayrımcılık istiyorsunuz, Avrupa’da hepiniz kısa yoldan eve dönüyorsunuz.

Başarılarınızla Avrupa’da başımız dik, sözümüz dinlenir, uluslararası arenada söz sahibi olmak istiyoruz. Yaptığınız ekimler sonuç vermeye başladı, eskiden yan yana maç seyretmek, nostalji oldu. Aynı şehrin takımlarının maçları deplasman oldu. İşte en büyük başarınız da bu.

Son olarak; cumartesi günkü hakem kararlarından Kayseri ve Beşiktaş olumsuz etkilendi.

Sayın cumhurbaşkanımız da hem Kayserili hem de Beşiktaşlı. Bu ilginç tesadüfü de buraya not ettim.

Fazla kilolardan mı şikayetçisiniz? O halde neden mide küçültme ameliyatı nı denemiyorsunuz. mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
Onlarca birbirinden farklı ribon çeşidiyle firmamız, sizlere en kaliteli ürünü en uygun fiyatlardan vermeyi amaçlıyor. Resin ribonlar daha çok sentetik ve plastik etiketler için uygundur. Fiyatları Wax Resine göre daha pahalıdır. Resin ribon en dayanıklı ribon çeşididir. Aşınmaya, kimyasallara ve yüksek ısıya maruz kalacak etiketlerde tercih edilir.Tekstil baskılarında en ağır yıkamalara dayanıklı ribon olan resin ribon alkol testinde de çıkmamaktadır. Resin ribonla polyester, polimid, polipropilen ve polietilen etiketlere baskı yapmak mümkündür. Reçine oranı diğer türlere kıyasla en yüksek seviyededir. Karışımında karbon, bazı kimyasallar, reçine ve balmumu kullanılır. Wax Resin ribonlar adından da anlaşılacağı üzere wax ile resin kalite ribon arasındadır. Fiyat olarak wax ribonların ortalama olarak 2 katı fiyatında resin ribonların ise yarı fiyatındadır. Bazı barkod yazıcılar normalde kağıt bazlı etiketler üzerine baskı için wax ribon kullanılması gerekiyorken wax resin ribona ihtiyaç duyarlar. Bu durum barkod yazıcının baskı kafası ile alakalıdır. Wax ribon, genel amaç ile ekonomik olarak termal transferi yapılmasını sağlayan ribon çeşididir. Kağıt bazlı etiketlere baskı alırken kullandığımız wax ribonlar uygun fiyatları ile de baskı maliyetini düşüren ribon çeşididir. Plastik bazlı etiketler hariç diğer tüm etiketlerin %90′ ına yakınına wax ribon ile baskı alabilirsiniz.
Caminin önünde ve iki yanında geniş cami halısı dış avlusu olup bunun çevresi pencereli duvarlarla çevrilidir. Bu avulya 3 ü cephede olmak üzere, 8 kapıdan girilir. Şadırvan avlusu, 26 adet granit mermer ve porfir sütuna oturtulmuş, 30 kubbeyle çevrili geniş alandır. Mermer döşemeli bu geniş sahanın ortasında 6 mermer sütunlu şadırvan, sahanın azametini gösterir. Şadırvanın kemerleri, kabartma olarak Rumi geçmelerle ve köşebentleri, kabartma, lale ve karanfil motifleriyle bezelidir. İç avluya, biri cepheden ikisi yandan olmak üzere herbiri merdivenli 3 kapıdan girilmektedir. Bu kapılarla dış avlunun cümle kapısı, ozamana kadar benzeri görülmemiş bronz kapılardır. Kubbeden aşağı doğru indikçe mekan yayılmaktadır. Bu piramidel yükselme ve yayılma sonucunda göz yanlara ve yukarıya doğru aynı mesafelere ulaşmaktadır. Bu özelliklerden dolayı, mekanın neresinde olursanız olun, bütün mekana hakim görüş sağlarsınız. Kubbe yaklaşık olarak 43 metre yükseklikte ve köşeleri pandantifle doldurulmuş 4 muazzam kemer üzerine oturtulmaktadır. Caminin su basmanı üzerinde olması ve kubbe yüksekliği nedeniyle pencereleri oldukça fazladır. Böylece caminin içini süsleyen binlerce çini ve kalem işleri tatlı ışık altında görülmektedir. Caminin içindeki en önemli unsur, ince işçilikle yontulmuş mermerden yapılma mihraptır. Bitişik duvarları, seramik çinilerle kaplanmıştır fakat çevresindeki çok sayıdaki pencere onu daha az ihtişamlı gösterir. Mihrabın sağında, Caminin en kalabalık halinde dahi olsa, herkesin imamı rahatça duyabileceği şekilde dekore edilmiş mimber bulunur. Caminin içi her katında alçak düzeyde olmak üzere 50 farklı lale deseninden üretilmiş 20binden fazla çini ile döşenmiştir. Alt seviyelerdeki çiniler, geleneksel galerideki çinilerin desenleri çiçekler meyveler ve servilerle gösterişli ve ihtişamlıdır.
mide küçültme ameliyatı, zayıflamak isteyenler için kesin bir çözüm sunuyor. Üstelik çok kısa bir süre içersinde hayal ettiğiniz kilolara kavuşabilirsiniz.
tüp mide, mide küçültme ameliyatı