AHVALİMİZİ TAKDİMİMDİR

CoVIl8LWEAY4aOq

Ülkenin geleceğine kast eden menfur darbe girişimi aklı selim sahibi herkesi derinden yaralamış ,evlere ocaklara büyük acılar yaşatmakla kalmamış ülkenin tarihine de izleri silinmeyecek büyük bir travma olarak kazınmıştır.
Ülkenin birlik bütünlüğü ve geleceğine kast eden ,beyinleri rehin alınarak şer odaklarının hizmetine sunulan bu canavarların darbe girişimi halkın basireti ve feraseti ile başlamadan sonlandırılmıştır.
Halkımız demokratik kazanımların heba edilmesine göğsünü siper ederek vatan hainlerine geçit vermemiştir.
Her açıdan zorlu bir süreç yaşayan ülkemiz, demokrasi ve istikrara kast eden bu vatan düşmanları yüzünden daha da zorlu bir sürece girmiş bulunmaktadır.
Peş peşe yaşanan zorlu süreçler sonrası ülkenin bütün fay hatları kırılmış ruh iklimi karamsarlık ve umutsuzluk bulutları ile kaplanmakla kalmamış, insanlar arasına Berlin duvarından büyük yıkılmaz duvarlar örülmüştür.
Ülke insanı tarihin hiçbir döneminde bu dönemdeki gibi birbirine hasım ve husumet beslememiştir. Hısımlar hasım, kardeşler birbirine düşman olmuştur.
Bu aşamadan sonra ilk yapılması gereken ,adalet ve hukukun rehberliğinde suçluların cezalandırılması,suçsuz olanların da mağdur edilmemesidir.
Yaşanan cinnet sonrası ülkenin ortak aklı da tarumar olmuştur. En kısa zamanda aklımızı başımıza devşiremezsek, ortak aklı devreye sokamazsak ,bu sürecin hiçbir kazananı olmayacak kaybedeni ülke olarak hepimiz olacağız.
Göz altı ve tutuklama furyasında sıra medyaya geldiği için bir açıklama yapmayı zorunlu gördüm:
İş dünyasında uzun yıllar değişik görevlerde bulunmuş ,medya sektöründe Y.Şafak ve Star gruplarında profesyonel yönetici olarak genel müdürlük yapmış, değişik gazetelerde ekonomi ve spor yazıları yazmış bu yazılarda ehliyet -emniyet, özgürlük, demokrasi, adalet ,eşitlik ,birlik beraberlik ve kardeşlik kavramlarının öneminden hareketle , ülke kalkınması ya da geri kalmasında hayati öneme haiz olduğunun altını her defasında kalın kalemle çizerek,refahın artırılması ve ülkenin gelişip büyümesi için yapılması ve yapılmaması gerekenler üzerinde yaptığım araştırmaları kamu oyu ile paylaşmaya çaba gösterdim.
Kapanmadan 3 ay önce Zaman gazetesinden ve sonrasında Y.Hayat gazetesinden gelen teklifi profesyonel iş anlayışı çerçevesinde ele alarak iki aylık süreçte ekonomi ve spor yazıları yazdım. Bu müesseselerle ilişkimin evveli ve ahırı, tamamı bu kadardır.
Toplum bilim, ekonomi ,hukuk gibi sosyal disiplinlerin yol göstericiliği altında yazı hayatına başladığım ilk günden son güne kadar, hangi mecra olursa olsun ;demokrasi,insan hakları, kardeşlik,eşitlik,bağımsızlık, ortak akıl, ehliyet ve emniyet gibi kilit kavramlara vurgu yapmakla kalmadım yılmaz bir demokrasi savunucusu oldum.
Öncelikle birey olarak tek başına anlamlı olmanın öneminden hareketle , sürü psikolojisinden uzak olma dikkati ve gayreti nedeniyle hayatımın hiçbir anında hiçbir cemaat, tarikat gibi oluşumların içerisinde yer almayı ilkelerime uygun bulmadım ve hayatım boyunca da bu tür topluluk ve toplantılardan uzak durdum.
Beni tanıyanlar, bilenler bilir ,bilmeyenler ve bildiği halde inkara ve iftiraya yeltenenler de kendisi gibi bilir.
Ülkeyi kaplayan uçsuz bucaksız korku atmosferine menfaat beklentisi de eklenince insani sorunlarımız da katlanarak artmış, gerçeğe itibar da ortadan kalkmıştır.
Yandaşlık ve yalakalığın büyük getirisi ,gerçekleri söylemenin ağır bir bedeli olduğu bir atmosferde kendi bakış açım , bilgim ve bilimin sorgulamaları doğrultusunda mecra ve mekan fark etmeksizin eksikleri ,yanlışlıkları dile getirmeye ve iyi gitmeyen noktalara dikkat çekmeye çalıştım.
Bir kez daha belirtmek isterim ki, bu ahval ve şerait içerisinde dahi Türk istiklal cumhuriyet ve demokrasisini korumak ilk ve öncelikli vazifemizdir.
Bugüne kadar hiçbir tarikat cemaat ve siyasete bulaşmadan ,bağımsız ve özgür bir birey olarak yaşadım ,Allah ne kadar ömür verdiyse de böyle yaşamaya devam edeceğim…